2012 YILINDA HANGİ SEKTÖRLER KAZANACAK

2012 yılında yıldızı parlayacak sektörleri girişimciler için araştırdık İşte yatırım cazibesini koruyan ve yükselen işler…

Türkiye franchising pazarı hızlı büyümesini sürdürerek 35 milyar dolarlık yıllık büyüklüğe ulaştı. Zincir mağaza sayısı 1.876’ya, bunlara bağlı şube sayısı ise 50 binlere ulaştı. İşte yatırım cazibesini koruyan ve yükselen işler…

BİR dönem franchising deyince herkesin aklına fast food geliyordu. Çünkü franchise veren marka sayısı çok azdı ve bunlar da genelde hamburger, pizza gibi fast food sektörünün temsilcileriydi. Ancak zamanla durum değişti ve emlak, eğitim, hazır giyim, ayakkabı, spor, kafe, oyuncak, sağlık gibi sektörler de bu sistemle büyümeyi tercih etmeye başladı. Sonuçta da 1986’da McDonald’s ile başlayan franchising sistemi, Türkiye ekonomisi için önemli unsurlardan biri haline geldi.

Ulusal Franchise Derneği (UFRAD) verilerine göre, halen Türkiye’de 1.876 zincir mağaza ve bunlara ait 50 bin civarında şube franchising sistemini kullanıyor. Franchise ya da bayilik veren marka sayısı ise bin 471. Bu marka ve temsilcilerinin oluşturduğu pazarın yıllık hacmi ise 35 milyar dolara ulaştı.

Bu hafta, franchising sisteminin gelişiminden yola çıkarak 2012’de büyüme potansiyeli yüksek ve girişimcilere cazip bir iş imkanı yaratacak alanları araştırdık…

YENİ OYUNCULAR GELİYOR

UFRAD Başkanı Mustafa Aydın, “2012’de yeni oyuncular gelecek. Bu şirketler yeni ürünleriyle ön plana çıkacak” diyor. Aydın, yeni oyunculara örnek olarak bina temizliği, araç altlarının ziftlenmesi, kargo taşımacılığı, böcek ilaçlama gibi alanlarda hizmet veren şirketleri örnek gösteriyor.

Danışmanlık şirketi Franchise&More’un kurucusu Osman Bilge ise kazançlı yatırım seçeneklerini şöyle sıralıyor: “Hazır giyim, hediyelik, turizm-eğlence, fast food, kafe ve eğitim yine cazip olacak. Franchising girdiği her sektörü değiştiriyor. Sisteme müthiş bir talep var. Bu talebi karşılamak için yeni markalar piyasaya girmeye ve franchise vermeye başladı. Yeniler franchise giriş bedellerini düşük tutuyor. Markalaşmış zincirlerse bu konuda pek taviz vermiyor. Zaten franchising de başta giriş bedeli düşük tutulan, marka ve girişimcinin başarısıyla birlikte belli bir fiyat seviyesine gelen bir sistem. Türkiye’de de bu yıldan itibaren giriş bedelleri makul seviyeye gelecek.”

ANADOLU AVM’LERİNDE CİRO REKORU

Franchising sisteminin büyümesinde en önemli etkenlerden biri de Türkiye’deki alışveriş merkezlerinin (AVM) sayısındaki artış oldu. Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (AYD) ile Akademetre Research tarafından ortaklaşa oluşturulan AVM Endeksi’nin Kasım 2011 ayı sonuçlarına göre, tüm kategorilerde ciro artışı var. AVM’ler genelinde kasım 2011 ayı toplam cirosu, 2010’un aynı dönemine göre yiyecek-içecekte yüzde 12, giyim-aksesuarda yüzde 17, ayakkabı-çantada yüzde 25, teknoloji market ve elektrikli eşyalarda yüzde 15, hipermarket, süpermarket ve şarküteride ise yüzde 1 artış gösterdi.

AYD Başkanı Hakan Kodal, “Ekim ayındaki harcama artışı trendi kasımda da devam etti. Aralıkla beraber son iki yılın en yüksek çeyrek cirosuna ulaştığımızı sanıyorum. Havaların soğumasının yanı sıra harcama alışkanlıklarının değişimi bu artışın en önemli nedenleri. Özellikle Anadolu AVM’lerinde rekor artış var. Bu da Anadolu halkının AVM’leri ne kadar benimsediğini gösteriyor” diyor.
Bu arada, AVM’lerin metrekare başına verimliliği de 2010 yılı kasım ayına göre yüzde 15 artışla 527 TL’ye ulaşmış durumda. Ziyaretçi endeksinde ise 2010’un aynı dönemine göre yüzde 3 artış var.

Peki sektörler bazında franchising sisteminin işleyişi ne durumda?
Girişimci için hangi alanlarda franchise almak daha avantajlı?

FAST FOOD
Franchisee sayısı 9 bine ulaştı
Halen de franchising sisteminin lokomotifi olan fast food, her dönem cazibesini koruyor. Bu alandaki franchise sayısı 9 bine ulaşmış durumda. Tabii bunların önemli bir kısmını yabancı markaların temsilcileri oluşturuyor. Uzmanlara göre, önümüzdeki dönemde de yeni yabancı oyuncular bu pazarda boy gösterecek.

Öte yandan, günde 4-5 TL’nin üzerinde ciro yapabilen yerli markalarımızın sayısı da giderek artıyor. Ancak bu tür markaların yatırım tutarı 1 milyon TL’ye yaklaşıyor. Osman Bilge, iyi para kazandıran markalardan franchise alanların kısa sürede ikinci, üçüncü restoranlarını açtıklarına dikkat çekiyor. Günde 1-2 bin TL ciro yapabilen, büyüme vaat eden yerli markalar da son dönemde özellikle büyük şehirlere yönelmiş durumda. Bunlar genelde Anadolu menşeli lezzetleri ön plana çıkaran restoran zincirleri.

Günlük cirosu bin TL’nin altında kalan “amatör küme” oyuncuları da şubeleşmeye çalışıyor. Ancak Bilge, bu tür işletmelerin markalaşma konusunda zamana ihtiyaçlarını olduğunu düşünüyor.

HAZIR GİYİM
Anadolu’dan yoğun talep var
Yeni alışveriş merkezleri, en çok hazır giyim markalarının yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Ancak Osman Bilge, bu gelişimin mağaza başına yapılan iş miktarını düşürdüğüne dikkat çekiyor. Yine de Bilge, rekabetin arttığı bu yeni dönemde tasarım ve üretim gücü kuvvetli markaların büyüme trendinin devam edeceğini öngörüyor. Özellikle markanın, tabelanın gücünü fark eden Anadolu’daki girişimcilerin bayilik ya da franchise yoluyla bir marka şemsiyesi altında çalışmaktan oldukça memnun görünüyor. Netikim bu ilgiyi gören Kiğılı, 40’ı kendisine ait, 55’i de franchise olmak üzere 100’e yakın yeni mağaza açma kararı almış.

OYUNCAK
Markalı ürünlere ilgi artıyor
Türkiye oyuncak pazarının yıllık hacmi 2000’lerde sadece 15 milyon dolar civarındaydı. Bugün 300 milyon dolara ulaşmış durumda. Oyuncak pazarında dönem dönem ithalatla ilgili sorunlar yaşansa da büyüme trendi hızlanarak devam ediyor. Türkiye nüfusunun yüzde 29'unun 12 yaşın altında olması da bu pazardaki büyüme potansiyelinin ne denli yüksek olduğunu gösteriyor. Armağan Oyuncak da bu hızlı büyümeden daha fazla pay alabilmek için Türkiye genelinde franchising sistemiyle şube sayısını artırma kararı almış. Şirket, 50 şubeye ulaşmayı hedefliyor.

Halen 30 ülkede 340 mağazası bulunan İspanyol oyuncak mağazaları zinciri Imaginarium da Türkiye hedeflerini büyütmüş durumda. Imaginarium Türkiye Genel Müdürü Osman İnhan, şube sayısını 30’a çıkaracaklarını söylüyor.

Sektör temsilcilerine göre, önümüzdeki dönemde oyuncak pazarında faaliyet gösteren zincir mağazaların sayısı artacak. Bunda yeni açılan alışveriş merkezlerinin etkisi çok fazla. Diğer yandan, tüketicinin bilinç düzeyine bağlı olarak markalı ürünlere ilgi de her geçen gün artıyor. Sağlık, güvenlik gibi nedenlerle markalı ürünleri tercih eden tüketici sayısının artması oyuncak pazarına ivme kazandırıyor.

TAKI-HEDİYELİK EŞYA
Tasarımın önemi anlaşıldı
Gelir düzeyi yükseldikçe kişisel ve hediyelik ürünlere yönelik harcama eğiliminin arttığını vurgulayan Osman Bilge, “Kişisel aksesuar, hediyelik eşya, tasarım ürünü dekoratif ürünler, duvar süsleri, bijuteri, yarı kıymetli taşlar, gümüş takılar ve büyüklere oyuncaklar gibi ürün çeşitlerini bir arada sunan mağazalar ilgi çekiyor” diyor.
Bun Design, Bigg Shop gibi bu tarz mağazalar franchise vererek büyüyor. Benzer konsepte sahip Tchibo da sürekli yeni şubeler açıyor. Bu tarz ürünleri internet üzerinde satan sitelere de ilgi hayli yoğun. BuldumBuldum ve HediyeDenizi bunlardan ilk akla gelenler…
Takı pazarında ise artık orijinal, yeni ve farklı tasarımlı ürünler ilgi görüyor.
İşin kolayına kaçanlar, tasarım ve üretim yerine ucuz malları hazır alıp satmayı tercih edenler artık eskisi kadar rağbet görmüyor. İşte bu talep değişimi şirketleri harekete geçirdi ve tasarımcılar önem kazandı. Tasarım ekibiyle, yeni makineleri ve pratik üretim ekipmanlarıyla güçlenen firmalar markalaşmayı ön plana çıkardı. Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin yerli takı ve aksesuar markalarının adını daha çok duyacağız.

EĞLENCE-DİNLENCE
Temalı eğlence ilgi çekiyor
Alışveriş merkezlerinin eğlence-dinlence alanları yoğun ilgi görüyor. Bu ilgi de beraberinde birçok yatırım fırsatı getiriyor. Örneğin AVM’lerde çocuklara kum boyatan, çikolata yaptıran standların oldukça iyi iş yaptığı belirtiliyor. Yine hemen her AVM’de sinemalar, bowling salonları, carting pistleri açılıyor. 5 hatta 7 boyutlu sinemalar yayılıyor. Kar pisti, akvaryum gibi eğlence temalarını öne çıkaran işletmeler daha çok ilgi görüyor. Bu alanda başarılı olan markaların çoğu kendi şubelerini açıyor. Aralarında franchise verenler de var.

KAFE
Kahvede hala iş var
Gençler, yaşlılar, çiftler, kadınlar, erkekler, arkadaş grupları, iş insanları… Artık herkes kafelerde buluşuyor. Marka olarak algılanmayı başaran mekanlar buluşma noktası oluyor. Bu algıyı oluşturamayanlarınsa aynı dekoru yapsa, aynı ürünü satsa bile boş kaldığını görüyoruz. Bu sektör dolu gibi görünse de işletmeyi bilenlere her zaman yer var. Hızlı yayılma yanıltmasın. Kafe işletmeciliğinde yüksek kar marjı olabilir ama işletme giderleri de yüksek oluyor.

Son dönemin en popüler alanlarında biri olan kahve zincirleri arasında yerli markaların sayıları artıyor. Yabancı markaların öncülüğünde büyüyen Türkiye kahve pazarındaki rekabette yerli markaların da adı sıkça duyulmaya başladı. Onlar da ürün kalitesi ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla bu rekabetten kazançlı çıkmanın hesaplarını yapıyor. İstanbul, İzmir, Ankara, Gaziantep merkezli yerli kahve markaları, her geçen gün büyüyen bu pazardan daha fazla pay alabilmek için şube açma yarışına girmiş durumdalar. Kahve Deposu, Kahve Durağı, Kahve Diyarı, Neşve Çay-Kahve Evi, Kahveci Hacıbaba, Gönül Kahvesi ve Kocatepe Kahve Evi franchising sistemiyle yeni şubeler açıyorlar.

EĞİTİM
Eğitimciler gıdayı zorluyor
Türkiye’nin genç nüfusunun potansiyel yarattığı bir diğer sektör de kuşkusuz eğitim. Üniversiteye hazırlık, dil eğitimi, özel ders, bilgisayar, meslek edinme, kişisel gelişim, yönetim, KPSS, TOEFL, yurtdışı eğitim, koçluk… Bu ve benzeri konularda eğitim veren çok sayıda markalaşmış şirket bulunuyor. Hatta eğitimdeki franchising oranı gıdayı zorlar hale geldi. Türkiye’de franchising sistemiyle açılan 7 bin civarında eğitim kurumu bulunuyor.
Uzmanlara göre, kurumsal çalışan, güven veren, işini iyi yapan eğitim kurumları her dönem para kazanıyor. Üstelik bu işi yapmak için illa ki eğitimci olmak gerekmiyor. Hatta pazarlamada iyi olmak avantajlı bile olabiliyor. Ancak bu işi yapmak isteyenlere önce çok iyi araştırma yapmaları öneriliyor.

GAYRİMENKUL
Emlakçılık prestijli meslek oldu
Emlak aracılığı her zaman en kazançlı işlerden biri. Ancak zor bir iş. Çok ve disiplinli çalışmak gerekiyor. Bazılarının sandığı gibi iki yer gösterip dünyanın parası kazanılmıyor. Bu yüzden sektöre çok kişi giriyor ama az kişi başarılı ve kalıcı olabiliyor. Ama görünen bir gerçek var ki markalı ve disiplinli çalışanlar, mal sahipleri ve müşteriler tarafından tercih ediliyor. İşte bu yüzden yerli ve yabancı markalar sürekli yeni şubeler açıyor.
Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü verilerine göre, geçen yıl Türkiye’de 1 milyon 500 bin adet tapu el değiştirdi. Sadece bu veri bile gayrimenkul pazarının ulaştığı muazzam hacmi ortaya koyuyor. Tabii bir yandan da her yıl yüz binlerce yeni konut üretiliyor. Yoğun konut arzına rağmen talep azalmıyor, aksine artıyor. Gayrimenkul pazarındaki bu muazzam büyüme emlakçılarının yüzünü güldürüyor. 50 ülkede 3 bin 600 şubesi bulunan Coldwell Banker’ın Türkiye Genel Müdürü Gökhan Işık, “Tamamı franchise olan 22 şube açtık. 2013 sonuna kadar her birinde ortalama 20 gayrimenkul danışmanı çalışan, 120 büyük ofis açmayı hedefliyoruz” diyor.

SPOR
Spor merkezlerinde ihtisas dönemi
Kadınlara özel spor salonları, ofis çalışanlarına özel yoga programları, hamileler, osteoporoz hastaları, omurga problemi olanlara yönelik pilates merkezleri… Artık 7’den 70’e herkes için etkili, uygun spor ve sağlık merkezi bulmak mümkün. Türkiye’de büyük küçük yüzlerce spor ve sağlık merkezi faaliyet gösteriyor. Sektör henüz yeterli büyüklüğe ulaşamasa da Türk insanının bu alana yönelen bir ilgisi olduğu açık. Üstelik bu tür merkezlerin kurulum maliyeti sanıldığı kadar yüksek değil. Hatta bu alanda kendini kanıtlamış yerli ve yabancı zincirlerden franchise aldığınız takdirde hem riski düşürüp hem de birçok konuda destek de sağlayabilirsiniz. Örneğin, ilk şubesini 2006’da İzmir’de açan b-fit’in şube sayısı 200’e yaklaştı. b-fit ortaklarından Bedriye Hülya, franchising sistemiyle yeni şubeler açmaya devam ettiklerini söylüyor. Geçmişte sadece dansçılar, atletler ya da sakatlık geçirmiş kişilerin ilgilendiği pilates, günümüzde sedanter (hareketsiz yaşam süren) kişilerden profesyonel sporculara, kendine zaman ve bir miktar kaynak ayırma olanağı bulunan herkese hitap ediyor. Özellikle şehirde yaşayan, çalışan, görünümüne özen gösteren modern kadın ve erkeğin en trend spor faaliyeti olarak hızla yayılıyor.

Ersan Çıplak/Para Dergisi

Facebookta Paylaş

Tags: - - - -

 




 

reklam alani

Sponsor

BÜTÇEYE GÖRE YATIRIM SEÇENEKLERİ