2013 YILINDA GIDA SEKTÖRÜNDE HANGİ

İŞLER YAPILIR?

2013 yılında ne tür bir iş kurmalıyım, gıda üzerine nasıl bir iş kurmalıyım, gıdaya yönelik iş fikirleri, iş kurmak için öneriler, yeni iş alanları, yeni iş fikirleri 2013

Gıda alanında yatırım yapacaklar için 2013 yılında da yatırım imkanları devam ediyor. Trendler çeşitleniyor, ilginç girişim fırsatları ortaya çıkıyor.Artık bilinen bir gerçek, Türkiye’de hiçbir yayın organı derginizin girişim önerileriyle yarışacak kapasitede değil.

Geçmiş yıllarda hem bilimsel hem de ticari önerilerimizin hayata geçme oranı daima en yüksek düzeyde oldu.

Büyük bir kıvançla ifade etmek isteriz ki bugün küçük ve orta ölçekli girişimlerin bir bölümünde bizim de bir miktar katkımız var. Bu gerçek yeni yıl için girişim sayfalarını hazırlayan bizleri daha da heyecanlandırıyor.

Dahası 2013 yılının yenilik ve farklılık alanında büyük potansiyel taşıyor olması bu misyonumuzun yeni yılda da aynı hızla devam etmesini gerekli kılıyor.

işte 2013’ün 52 haftası boyunca sitemizin girişim sayfalarında daha çok farklılığa tanıklık edecek, proje önerileri üzerinde düşünerek değişik fırsat kapılarını aralayabileceksiniz.

Tam da bu aşamada 2013 için gıda sektöründe hangi işlerin daha fazla önem kazanacağına ilişkin ipuçlarını bilginize sunma ihtiyacı duyduk. Sayfalarımızın hacmi oldukça sınırlı. Rakam ve detay planlara girmeden gıda sektöründe öne geçecek birkaç öneriye yer vermek yararlı olacaktır diye düşünüyoruz.

Umarız 2013’te gıda sektörüyle ilgili proje bazında yapacağımız detay açıklamalar ilginizi daha da artıracak, bu ipuçlarının arka planına ulaşmış olacaksınız.

Nüfus patlaması yaşayan ve giderek kirlenen dünyamızda nispeten temiz kalmış Anadolu topraklarındaki küçük hacimli girişimler sizin 2013 şansınız olabilir. Şimdilik 6 girişim fırsatını anlaşılabilir basit bir üslupla dikkatinize sunmakla yetiniyoruz…

TARIMSAL ENDÜSTRİ

gıdaTüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tarımsal endüstride çeşitlilik yaşanıyor. Özellikle yeşil projelerde gözle görülür artışlar var. Tarımsal girişimlerin sayısı küresel bazda hiç olmadığı kadar artmış durumda. ‘Rcjeneratif permakültür” (sürdürülebilir nitelikteki yenilenebilir tarım) konusunda alınan patentlerde ciddi gelişmeler görülüyor.

Tarımdaki bu gelişmeler sadece gıda odaklı değil. Tarımsal enerji üretimi alanında da ilginç buluşlar var. Verimliliği yüksek bazı yabani bitki türlerinin kültüre alınması son hızla devam ediyor. Bunlar genellikle beslenme amacı taşımayan yabani bitki, mikro-mantar ve yosunlar.trendisfikirleri.com

Gen teknolojisiyle bunların enerji potansiyelleri takviye ediliyor, laboratuar ortamında verimlilikleri test ediliyor. Bazı mantar türlerinden izole edilen aktif maddeler ilaç endüstrisinde değerlendirilirken, bu arada yenilebilir mantarların dokusal hacimleri özel yetiştirme teknikleriyle iyileştiriliyor. Yakında et ürünlerine ciddi alternatif olacak mantar türleri kültüre alınabilir.

Seracılıkta da önemli gelişmeler dikkat çekiyor. Bitkilerin ihtiyaç duyduğu dalga boyundaki ışığı filtre eden sera örtüleri çoğu yerde kullanılmaya başladı bile.

Plastik orijinli örtü altı tarım yakında tarihe karışacak gibi. Kırılmaz elastik camsı örtü türevleriyle seracılıkta yeni bir devir başlamak üzere.

Basit seralar çok katlı gökdelenler gibi dikey büyümeye doğru gidiyor. Bu sayede kentsel yerleşim alanları yakınında sera yetiştiriciliği mümkün olacak, böylece seracılık orta ölçekli ciddi bir sanayiye dönüşecek.

Seracılığa özgü güneş enerjisi panellerinde küresel patlama yaşanması ise devam ediyor. Şimdiden ara katmanına güneş pili yerleştirilmiş sera örtüsü konusunda tam 18 patent alınmış bulunuyor. Bunun 10’u Çin’e ait…

Sırada gübre endüstrisi var. Gübre endüstrisinde artık sentetik değil, doğal hammaddeye önem veriliyor. Kullanılan baz materyal hızlı gelişen mikro-organizmaların yarattığı organik kompozisyonlar.

Dolaysıyla organik tarımda büyük ilerlemeler var. Toprakları henüz kirlenmemiş kara parçaları marka olmuş büyük yetiştiriciler tarafından uzun süreli kiralanıyor, dönüşümlü yetiştiricilik yapılıyor. Bu konuda Afrika ve Asya’da bazı ülkeler kiralama yoluyla büyük paralar kazanabilir. Organik tarımda yeni trend kıraç ve çölleşmiş alanların özel metotlarla tesviye edilmesi.

Gelişen bir başka pazar ise gıdalara katılan organik boyaların elde edildiği bitkilerin kültüre alınması. Bu konuda bizde şimdi iki ayrı girişim dikkat çekiyor. Amaç ihracat yoluyla dünyaya açılmak…

Sulama tekniklerindeki gelişmeler ise mutlu bir tesadüf 2013’te görücüye çıkacak. Denizden elde edilen tuzlu sular yepyeni biyokimyasal metotlarla ayrıştırılacak, düşük maliyetlerle tarım ve gıda endüstrisinin hizmetine sunulacak. Bu konuda bazı bitkilerin yaşamsal düzeneğinden prototip olarak esinlenilmiş olunduğunu da belirtmiş olalım.

DENİZ ÜRÜNLERİ

Bugün Türkiye’de kişi başına yaklaşık 16 kilo civarında kırmızı et tüketiliyor. Ekmek tüketimi ise 300 kilolara ulaşmak üzere! Bizde kebap kültürünün getirdiği doğal alışkanlığın sonucu daha fazla kırmızı et tüketiliyor.

Burada yaş faktörü bile hiç önemli değil!

2013    yılında da bu alışkanlıklar pek değişmeyecek. Kırmızı etin yüksek protein değerini ise elbette inkâr etmek mümkün değil. Ama dengeli tüketmek şart!

Üstelik kırmızı eti fazla tüketmenin sakıncaları da var. Örneğin kırmızı et dâhil, tüm etlerin kızartılması kanser türlerindeki artışın en önemli nedenlerinden biri.

Ancak balık ve deniz ürünleri tüketiminde gözle görülür bir artış bizim ülkemizde de görülüyor. Balık etindeki kimi unsurlar ve yağ asitleri insan sağlığını doğrudan destekliyor

KATKILI MAKARNALAR

Tıpkı zeytinyağı değirmeni örneğinde olduğu gibi taze makarna üreten ev tipi makinelerde ciddi artışlar var. Şimdiden piyasaya çıkmaya hazırlanan tam otomatik ‘mantı makineleri’ dikkat çekiyor. Gerekli olan şey ekmek makinelerinde olduğu gibi un, irmik ve su! Gerisini makine el değmeden kendi hallediyor.

Artık irmik hamurundan ev ya da restoranlarda anında otomatik prensiple taze makarna üretmek mümkün hale geldi. Yeni eğilim çeşitli aroma katkılarıyla makarnayı daha zengin hale getirmek. İtalya’da bile taze makarna üreten köşe başı dükkânlar dikkat çekiyor.

Türkiye’nin mantı ve börek merakı düşünülür ise 2013’te ısmarlama üretim yapan küçük işletmelere bizde de gün doğabilir.

Sınaî bazlı üretimde katkılı makarnaya kodeksle sınırlama getirilmiş durumda. Bu küçük çaplı taze üretim makineleri bazı girişimcilerin önünü açabilir. En çok popüler olan çeşidin burada yulaftı makarna olduğunu söyleyebiliriz. Bu yöntemle Lübnan’da nohut katkılı makarna yapan atölyeler bile var.

Aynı teknikle anında pirinç makarnası üretmek de mümkün. Bu makarnaları daha çok diyet yapanlar ve çölyak hastaları tüketiyor.

Endüstriyel makarna üretiminde maalesef gurme reçetelere yer yok gibi. Ev tipi imalat yapan küçük işletmeler ise sonsuz katkı kombinasyonlarıyla onlarca çeşitle taze üretim yapma şansına sahip.

Şu sıralar dünyada çok tutulan çeşitlerin arasında süt ve peynir altı suyuyla üretilen taze makarnaların bulunduğunu söyleyebiliriz.

Yeni anlayış taze makarnaları özel ısı dolaplarında kurutarak dayanıklı hale getirmek… Ancak bu konuda tecrübeli olmak ve çeşide göre muamele yapmak işin incelikleri arasında.

Son trend ise dolgulu makarna ve bazı börek çeşitleriyle gurme restoranlar açmak.

Bu küçük endüstrinin nihai hedefinde ise birkaç porsiyonluk ürünler var. ‘Benmari’ usulü haşlama tenceresine atılan kapalı kutular ısıtıldıktan sonra ‘pullring’ kapak açılıyor ve nefis makarna menüsü afiyetle yeniyor.

 

Nur Demirok / Para

Facebookta Paylaş

 




 

reklam alani

Sponsor

BÜTÇEYE GÖRE YATIRIM SEÇENEKLERİ